MINI, ilk elektrikli modelini tanıttı: Cooper SE

Cooper SE adı verilen model 184 bg güç ile standart bir Cooper S’i aratmıyor.


Markanın ilk elektrikli modeli olmasının yanında Premium küçük sınıfın da ilk elektrikli otomobili olan MINI Cooper SE tanıtıldı. Modelin global tanıtımı Eylül ayındaki Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yapılacak ve satışına fuardan sonra başlanacak. Otomobilin odak noktası Amerika ve Çin pazarı olacak, ardından Avrupa pazarı 2020’nin ortalarında elektrikli MINI’ye kavuşacak. Elektrikli MINI, Peugeot 208 elektrikli ve Honda'nın yeni e modeline rakip olacak.

Cooper SE, BMW’nin alt markası BMW i modellerinden edindiği tecrübeyle geliştirildi. Zaten otomobildeki 32.6 kWh kapasiteli batarya BMW i3 modelinden alınma ve 184 bg güç ile aynı gücü üretiyor. 270 Nm’lik tork değeri de BMW temsilcisiyle birebir aynı. Ancak i3 arkadan çekişliyken Cooper S E bir MINI klasiği olarak önden çekişli bir yapıda. Bu nedenle aracın performansı 7.3 saniyelik 0-100 km/s hızlanma süresiyle i3’ün biraz gerisinde kalsa da yine de oldukça yeterli olarak nitelendirilebilir. Maksimum hız yine BMW’deki gibi 150 km/s ile sınırlandırılmışken motor gücünü tek oranlı şanzımanla aktarıyor.

Batarya modülü 12 parçadan oluşuyor ve lityun iyondan üretilmişken MINI kapasitenin %80’inin 11 kW Wall box ile 150 dakikada dolduğunu açıklıyor. Tam şarj için gereken süreyse 210 dakika. 50 kW’lık yüksek hızlı şarj istasyonundan bataryaların %80’inin 35 dakikada doldurmanız da mümkün. Bunun dışında otomobil standart prizden de şarj edilebiliyor. MINI Cooper SE'nin menzili WLTP standartlarına göre 270 km.

Elektrikli MINI tasarım olarak diğer modellerle yanı gibi görünse de bazı farklılıklara sahip. Önde ızgara iptal edilmişken yaya güvenliği için yapılan çalışmalar nedeniyle aracın boyu 17 mm uzamış. Burada yeni tampon tasarımı göze çarparken tamamen baştan tasarlanan jantlar, arka tampon egzoz çıkışı olmadığı için bambaşka bir yapıda. Otomobilin yüksekliği standart modellere göre 15 mm daha yüksek, bunun nedeni tabanda yer alan bataryalar. Ancak bunun yanında elektrikli modelin ağrılık merkezi standart modellere göre 30 mm daha alçak, bu da aracın dinamik yapısını olumlu etkiliyor.

Kabinde klasik MINI öğeleri dikkat çekiyor ama yine model özgü detaylar eklenmiş. Tamamen dijital göstergeler ilk kez bir MINI modelinde kullanılırken menzil, tüketim, şarj durumu gibi bilgiler buradan alınabilirken ekran kişiselleştirilir bir yapıda değil. Bu ekranın yakın zamanda diğer MINI modellerinde de kullanılması planlanıyor.

Kabinde bir diğer yenilikse yine üç kapılı MINI modelinde ilk kez yer verilen elektrikli el freni. Bu ekleme önemsiz gibi görünse de aracın teknolojik yapısını ön plana çıkarmak için kilit özelliklerden biri. Standart modelin sürüş modları –Green, Mid ve Sport- aynı şekilde bu modelde de kullanılırken enerji geri kazanım sistemi için ayrı bir düğmeye yer verilmiş. Yürüyen aksamda da BMW i3S’te yer alan çekiş kontrol sistemi kullanılıyor.

Daha önce klasik bir MINI’de elektrik uygulaması görmüş ve çok beğenmiştik. MINI markasının uzun zamandır tamamen elektrikli bir model üretmesini bekliyorduk…