BMW i3 S

Teknik Özellikler
Performans- Kullanışlılık- Kabin kalitesi
Menzil herkesi memnun etmeyebilir- Ters açılan kapılara alışmak zor
317.800 TL
Motor:
184 bg, 270 Nm, elektrik motoru
Performans:
6.9 sn 0-100 km/s hızlanma, 160 km/s maksimum hız
Şanzıman:
1 ileri otomatik
Boş Ağırlık:
1340 kg
Güç/ağırlık oranı:
Ton başına 137 bg
Boyutlar U/G/Y:
4006/1791/1570 mm
Değerlendirme:

 

Makyajlı i3'ün sportif versiyonu i3S'i kullandık.

Yazı: Mehmet KARA

BMW’nin ilk elektrikli modeli olarak geliştirilen i3, diğer üreticilerin elektrikli otomobillerinden biraz daha farklı bir yapıda. i3’ün rakibi olan otomobiller standart hatchback modellerin elektrikli versiyonları olarak geliştirilirken i3 ‘Doğuştan Elektrikli-Born Electric’ sloganıyla farklı bir yaklaşımda olduğunu gösteriyor. Var olan bir model üzerine üretilmediği için platformu, içerisinde kullanılan malzemeleri, karbonfiber kullanımı ve geri dönüşümlü materyallere yer vermesi otomobilin standart bir model olmadığını, standartlaşmadan uzak durduğunu gözler önüne seriyor.

İlginç tasarımı her zaman olduğu gibi dikkat çekerken, elden geçirilen, menzili uzayan bataryası ve daha güçlü motoru i3S’in daha önce i3’ün vaat etmediği noktalara temas ettiğini gösteriyor. Bakalım gerçekten böyle mi yoksa S, sadece bir harf olarak mı orada yer alıyor?

BMW’nin i3 modelinin tasarımını ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz. Bugüne kadar ikisinin ortasında bir fikre sahip olana rastlamadık diyebiliriz. Elektrikli otomobillerin farklı tasarımlara sahip olma fikri yeni bir şey değil ancak bu hiçbir zaman BMW gibi uç noktalarda ele alınmamıştı.

Son derece kısa (4006 mm), yüksek (1570 mm) ve dar olan (1791 mm) i3S tuhaf oranlara sahip. Önde motor olmadığı için kaput kısmı olabildiğince kısa tutulmuş. Burada lastik tamir kiti ve standart şarj kablosunun bulunduğu bir bölme var ama isterseniz burayı ikinci bagaj olarak da kullanabiliyorsunuz. Kabin olabildiğince ileriye doğru uzatılmış ve tuhaf oranların bir nedeni de otomobilin neredeyse tamamının kabinden oluşması. Arka kısımı hatchback şeklinde olan i3S’in ön lastikleriyle tamponu arasında kalan mesafe 71 cm ve lastiklerin bittiği noktada kabin başlıyor. Dolayısıyla tuhaf görünmesi bir bakıma normal.

Diğer bir ilginç noktaysa 20 inç jant kullanımı. “Bu kadar küçük bir otomobilde ne işi var 20 inç jantın?” diyebilirsiniz ama şunu bilmelisiniz ki i3S’in her noktasının bir amacı var. 20 inç jantlar otomobilin enerji geri kazanım sisteminin daha fazla enerjiyi geri dönüştürmesine yararken, aynı zamanda otomobilin daha fazla mesafe kat etmesini de sağlıyor. Bu detaylara sürüş kısmında değineceğiz ama bu geniş jantların otomobili olduğundan daha büyük ve yüksek gösterdiği de bir gerçek.

Profilden baktığınızda ters açılan kapılar, BMW i modellerinin karakteristik tasarım çizgisi olan daralan yan camlar ve siyah plastik noktalar çarpıcı ve dikkat çekici görünüyor. İnanın, son dönemlerde sokaktaki yayaların bu kadar dönüp baktığı bir otomobil daha kullanmamıştık, buna klasik modeller de dahil diyebiliriz. Plastik demişken, otomobilin tüm gövde panelleri plastikten üretilmiş. Dolayısıyla i3’ünüzü bir yere sürttüğünüzde veya küçük kazalara karıştığınızda paslanma gibi ‘demode’ şeyleri düşünmenize gerek kalmıyor. Çünkü paslanacak bir metal yok gövdede.

Tüm i3’ler gibi kabin ve yürüyen aksam birbirinden ayrılmış durumda. Life Module adı verilen kabin CFRP (karbonfiber destekli plastik), Drive Module adı verilen yürüyen aksamı barındıran bölümse tamamen alüminyumdan üretilmiş. Kapıyı açtığınızda sizleri tüm çıplaklığıyla karşılayan karbonfiberi ancak 1 milyon değerindeki süper sporlarda görebilirsiniz. Bu sayede otomobil hem elektrik sisteminin (batarya) getirdiği ağırlığı telafi etmiş oluyor (1340 kg) hem de rijit bir gövde sunuyor.

i3S modeline özgü tasarım detaylarıysa daha sportif görünen bir ön tampon, önde krom detaylar, piyano siyahı renginde böbrekler, A sütunlarında yer verilen siyah renk, 10 mm daha alçak spor süspansiyon ve standart olarak gelen 20 inç jantlar olarak görünüyor. Ayrıca i3S’in ön ve arkadaki iz açıklığı da standart modele göre 40 mm arttırılarak yol tutuşu iyileştirilmiş.

Kısacası BMW, i3’ün üzerinde sadece görsel değil teknik olarak da değişimler ekleyerek biraz daha sürüş odaklı bir model ortaya atmış gibi görünüyor. i3S, i3’ten farklı olarak daha agresif ve oturaklı görünüyor.

Bu kadar özgün bir tasarıma ancak bu kadar özgün bir kabin eşlik edebilirdi. Kapıyı, daha doğrusu kapıları açtığınız ilk andan itibaren sizi farklı bir dünya karşılıyor. Kapıları diyoruz çünkü arka kapıyı açmak için ön kapıyı mutlaka açmanız gerekiyor ve kapılar ters şekilde açılıyorlar.

İçeriye göz gezdirdiğinizde diğer BMW modellerinden tanıdığınız malzemelerle karşılaşacağınızı sanıyorsanız i3S sizi bayağı şaşırtabilir. Bunun nedeni kabinde olabildiğince az ortak parçaya yer verilmiş olması. Sadece Infotaintment ekranı ve kumanda düğmesini diğer modellerden hatırlıyoruz desek sanırız ne demek istediğimizi daha iyi anlayabilirsiniz.

Açık renk ahşap kaplamalı ön konsol sadece buradaki gibi Lodge ve Suite iç tasarım temalarında alınabilirken o kısmın plastik olduğu Loft donanımı da alınabiliyor. Ahşap bölüm okaliptüs ağacından üretilmiş ve verniksiz olduğu için otomobil eskidikçe ahşabın da rengi koyulaşarak bir yerde size eşlik etmiş oluyor. Kısacası i3’ünüzle birlikte yaşlanıyorsunuz diyebiliriz.

Malzemeler demişken; i3 sadece elektrikli olmasıyla çevreci bir otomobil olmuyor. İçerisinde kullanılan birçok malzeme geri dönüşümlü ve çevre dostu materyallerden üretilmiş. Mesela koltuk kumaşları geri dönüşümlü plastiklerden elde edilmişken, derilerin tabaklanmasında tamamen doğal, zeytin ağacı kullanılıyor. Bu sayede deriler doğal ve geri dönüşümlü hale gelirken sağlığa da zararlı kimyasallardan arınmış oluyor. Bir diğer detay da aracın konsol ve kapılarında kullanılan, keçeye benzer malzeme. Biraz araştırdığımızda buranın da kenaf bitkisinin liflerinden üretildiğini, tamamen doğal, geri dönüşümlü ve yapıştırıcı kullanılmadan üretildiğini öğreniyoruz. Burası özel, kaliteli ve doğa dostu bir kabin.

Aynı zamanda teknolojik yapısıyla da dikkat çekiyor. Direksiyon kolonuna entegre edilmiş vites ünitesi son derece kompakt ve kullanımı kolay bir yapıda. Vites, metal bir düğmenin çevrilmesiyle geçiriliyor. Bu sayede koltukların arasındaki modül iptal edilirken bu kısımda geniş ve kullanımı rahat bir alan elde edilmiş.

Direksiyonun arkasındaki küçük gösterge tüketim, menzil, hız ve diğer kullanışlı bilgileri iletirken orta ekran daha çok navigasyon, araç ve sürüş bilgileri, medya ulaşımı gibi fonksiyonlar içeriyor. Konsol kısmında da olabildiğince az butona yer verilmiş ama ilginç şekilde ergonomi çok çok iyi ve herşey elinizin altında. Bunun yanında kabinde bolca malzeme kullanılmış ve işçiliğin çok kaliteli olduğu sessiz sürüş yaparken bile hiçbir noktasından ses gelmemesinden anlayabiliyorsunuz.

Oturuş pozisyonu epey yüksek. Küçük bir hatchback’tense daha çok bir SUV kullanıyor gibi hissediyorsunuz. Görüş açılarınız çok iyi, yalnızca cam tavan biraz dar açılıyor. Bir de arka kapılarda cam açılmıyor oluşu bazı yolcular için sıkıcı olabilir. Arka taraf demişken, burada hacim göründüğünden çok daha geniş… Arka koltuklar hafif yatık tasarlandığı için baş mesafesi oldukça yeterliyken boyunuz 190 cm’nin üzerinde değilse diz mesafesinde de sıkıntı yaşamıyorsunuz. Ancak arka koltukların ortasında yer alan bardaklıklar bu kısıma oturmak zorunda kalan şansız yolcular için rahatsız edici olabilir, dikkat etmekte yarar var.

260 litrelik bagaj hacmi dar çünkü altında elektrik motoru, tabanda da bütünüyle batarya grubu yatıyor. Koltukların yatırılması sayesinde bu handikap biraz olsun geri planda kalıyor ve 1100 litrelik bir hacime kavuşuyorsunuz.

Infotaintment ekranı her BMW modelinde olduğu gibi oldukça kolay bir kullanım sunuyor. Orta konsoldaki yuvarlak düğme alıştıktan sonra kullanım kolaylığı sunuyor. Üstelik BMW Connected uygulaması sayesinde cep telefonunuzdan otomobilin şarj durumunu görebiliyor, navigasyon ile uzaktan haritayı aracınıza gönderebiliyor, kapıların kilitlerini açıp kapatabiliyor, korna çalabiliyor ve farlarını yakabiliyorsunuz. Ayrıca navigasyondan bir konum girdiğiniz eğer otomobilinizin şarj durumu buraya gitmenize yetmeyecekse sistem yol üzerindeki en yakın şarj istasyonunu da gösteriyor. Kısacası BMW elektrik otomobil kullanıcıları için menzil sıkıntısını ve kaygılarını çözmek için elinden geleni yapmış diyebiliriz.

i3S’in kabini dışı gibi oldukça sıradışı ve ilgi çekici. Ayrıca yeteri kadar geniş, kaliteli ve kullanıla malzemeler açısından egzotik olduğu için heyecan uyandıran da bir yapıda. Bize göre i3’ün en etkileyici bölümü kabini...

i3S’e ilk baktığınız anda aklınızda canlanan ile aracın direksiyonuna geçtiğiniz anda deneyimlediğiniz tamamen farklı. Tasarım olarak yüksek ve ince lastikleriyle pek de hızlı olamaz gibi görünen otomobil 184 bg ve 270 Nm’lik torku ve arkadan çekişiyle adeta bir ok gibi yerinden fırlıyor.

Tabii ki ince arka lastiklerden dolayı motorun anlık torku sürtünme kuvvetini yeniyor ve gücün boşa akmak istediği zamanlar oluyor, bu durumda çekiş kontrol sisteminin deli gibi gücü kesmeye çalıştığını hissedebilirsiniz. Hatta bu o kadar sıklıkla karşınıza çıkıyor ki bir yerden sonra TCS girmeden otomobili kullanmayı öğreniyorsunuz.

Aslında ‘öğrenme’ durumu i3 deneyimizin tamamında size eşlik ediyor. Çünkü BMW’nin ortaya atmış olduğu ‘one pedal drive’ (tek pedalla otomobili kullanma) konseptine biraz alışmak gerek. Ayağınızı gazdan çektiğinizde bataryalar şarj olmaya başlıyor- ki bu tüm elektrikli modellerde böyle- ama asıl garip olansa bu işlemin otomobili durduracak kadar sert bir şekilde yavaşlamaya neden olması. Hatta o etki o kadar büyük ki sadece ayağınızı gazdan kaldırdığınızda stop lambalarının yandığını bilmelisiniz. Bu şekilde kullandığınızda i3 en ekonomik şekilde hareket edebiliyor ve kolayca fabrika verilerinin altında sürüş yapabiliyorsunuz.

Veriler demişken, BMW i3S’in elektrik tüketimini fabrika verisi olarak 14.3 kWh/100 km olarak veriyor. Batarya kapasitesinin 33.2 kWh olduğunu düşündüğünüzde hiç geri dönüşüm olmadan bile matematiksel olarak 230 km yol yapabiliyorsunuz. Buna enerji geri kazanımı da kattığınızda menzil fabrika verisi olarak WLTP verilerine göre 245 km, NEDC verilerine göreyse 280 km olarak veriliyor.

Tabii günlük hayattaki menziliniz sürüş tarzınıza ve hangi sürüş modunda kullandığınızda göre epey değişiklik gösteriyor. Testimiz esnasında genelde Eco Pro modunda sürüş yaptığımızı ve ortalama olarak rahatlıkla 11.5 kWh/100 km ile 14.0 kWh/100 km arasında bir tüketim elde ettiğimizi söyleyelim. Otomobili aldığımızda 183 km olan menzil, 25 km’lik ilk sürüş ve Eco Pro moduyla kullanımdan sonra 210 km’ye kadar çıkmıştı. Ertesi günse çok daha uzun süren sürüşlerde 250 km’ye kadar menzil verisi görebildik, ki bunlar sadece Eco Pro’da değil, ara ara Comfort ve Sport modunun da keyfini alarak yaptığımız sürüşlerdi.

Kısacası i3S menzil olarak bekleneni veriyor diyebiliriz. İstanbul gibi bir metropolde bile günde 250 km herkesin yaptığını sanmıyoruz. Elbette yapan vardır ama yapmayanların sayısı sanırız ki çok daha fazladır...

Peki otomobilin sürüşü nasıl? Öncelikle şunu söylemekle başlayalım: Standart i3’ü fazlasıyla deneyimledik ve otomobili oldukça iyi tanıyoruz. Dolayısıyla iki model arasındaki farkları çok açık şekilde görebildik. İlk fark otomobilin gövde hareketlerinde gözlemleniyor. i3 sert sayılan süspansiyon sistemine rağmen virajlara girdiğinizde bolca gövde hareketi yapan, frenlerdeyse öne doğru dalmaya çok meyilli bir otomobil. i3S ise kısmen daha kontrollü, sert ve gövdesinin 1 cm daha alçak olmasından dolayı çok daha rijit bir sürüş sergiliyor. Daha az gövde hareketi var, viraj içindeki gaz girdilerine çok daha iyi tepkiler veriyor ve daha stabil. Elbette yüksek tempolu sürüşlerde viraja girerken ince ön lastiklerden dolayı biraz önden kayıyor ve viraj çıkışlarında ani gaz vermelerde de çekiş sorunu yaşıyor ama bunlar olabildiğince azaltılmış.

Alman üretici i3S’in iz açıklığının 40 mm genişletildiğini söylerken gövde yüksekliği de 10 mm düşürülmüş. Bunların dinamik olarak getirisi, özellikle otoyol kullanımında daha stabil bir sürüş ve daha iyi gövde kontrolü olarak görünüyor. Ayrıca şehir içi sürüşlerde i3’te yaşamış olduğunuz zıplama ve titremeler de azalmış. Bu tip şasiyi rahatsız eden durumlar özellikle tümseklerde yaşanabiliyordu ama i3S kendini şehir içi sürüşlerde de daha rahat hissediyor, hissettiriyor.

Sürüşle ilgili bir diğer değişim de çekiş kontrol sisteminin kalibrasyonunda yapılmış. Artan güç ve torku daha iyi ve keyifli şekilde yönetebilmek için artık sistem sürücüye daha fazla özgürlük sağlıyor. Bu da tempolu sürüşlerde otomobilin size daha iyi ayak uydurabilmesini sağlıyor. Ayrıca en küçük bir gaz girdisinde devreye girmemesi de hafif açılı driftlere olanak veriyor. Sürüş modlarına Sport eklenmesi de i3S’e özgü bir diğer donanım.

6.9 saniyelik 0-100 km/s hızlanma ile etrafınızdaki birçok otomobili geride bırakırken sürücülerin şaşkın bakışlarını görmek keyif veriyor. Otomobilin maksimum hızıysa 150 km/s’den 160 km/s’ye çıkartılmış.

Kısacası BMW, i3’ü makyajlayıp geliştirirken i3S modeline özgü eklemelerle aracın eksik yönlerine güzel ve etkili dokunuşlar yapmış. Bunları birebir hissedebiliyor olmaksa mühendislerin büyük bir başarısı olarak yorumlanabilir...

Elektrikli otomobiller keyifli olabilir mi sorusunun cevabını çok uzakta aramanıza gerek yok. Sessiz sürüş, bitmek bilmeyen performans, kaliteli kabin, başarılı bağlantı özellikleri ve yüksek imajıyla i3S her açıdan tatmin edici ve keyif verici bir otomobil. Tasarımı hoşunuza gider gitmez o ayrı bir şey ama dikkat çekici ve farklı olduğu da bir gerçek.

Elbette tüm Premium ürünler gibi BMW i3S’in de handikapı fiyatı. Gerçi artık ülkemizde bir otomobili fiyatı için eleştirmek de ne kadar doğru bilinmez ama 317.800 TL’ye satılan otomobil için istenen rakam da az değil.

Evin ikinci veya üçüncü otomobili olarak uygun görünen i3S bize göre İstanbul gibi metropoller için günlük kullanım anlamında fazlasıyla mantıklı. Dünyanın en pahalı yakıtının kullanıldığı bir ortamda yakıt tüketmiyor olmayı düşünmek bile haz veriyor insana…

i3S’i kullandığınızda bugüne kadar yaptığını tüm sürüşlerden farklı bir deneyim yaşayacaksınız. Bu da otomobili unutulmaz kılacak. Şimdi en can alıcı soruyu soralım o halde: En son kendi otomobilinle yaptığınız hangi sürüş aklınızda kaldı? BMW i3S hemen hemen tüm sürüşlerinizde unutulmamayı başarıyor. Sadece bu bile otomobili tercih etmek için bir neden olabilir… Bu da yazının başındaki sorunun cevabını veriyor aslında: İsimdeki 'S' harfi sadece bir harf olarak değil birçok değişikliği belirten bir ek olarak konulmuş...