Ferrari California

  • Ferrari California   - 1
  • Ferrari California   - 2
  • Ferrari California   - 3
  • Ferrari California   - 4
  • Ferrari California   - 5
  • Ferrari California   - 6
  • Ferrari California   - 7
  • Ferrari California   - 8
  • Ferrari California   - 9
  • Ferrari California   - 10
  • Ferrari California   - 11
  • Ferrari California   - 12
  • Ferrari California   - 13
  • Ferrari California   - 14
  • Ferrari California   - 15
  • Ferrari California   - 16
  • Ferrari California   - 17
  • Ferrari California   - 18
  • Ferrari California   - 19
Teknik Özellikler Detaylı teknik özellikler
Gaz tepkisi- Metal tavan- V8 sesi
Aşırı tepkili direksiyona alışmak zor
329.550 €
Motor:
4297 cc, V8 silindir, 32v, 460 bg@7750 d/dak, 485 Nm@5000 d/dak
Performans:
310 km/s maksimum hız, 3.9 sn 0-100 km/s
Şanzıman:
7 ileri çift kavramalı otomatik, arkadan çekiş
Ortalama tüketim:
13.1 lt/100 km, 299 g/km CO2
Boş Ağırlık:
1735 kg
Güç/ağırlık oranı:
Ton başına 261 bg
Boyutlar U/G/Y:
4563/1902/1308 mm
Değerlendirme:

Bu bir otomobilde çok sevdiğim bir seromonidir. Anahtarı çevirip, direksiyonun üzerinde duran ‘Engine Start’ düğmesine basıyorum.

Çıkan ses, öyle beklediğiniz gibi kapı ve pencereleri sallamıyor. Hırıltılı, orada olduğunu fazlasıyla hissettiren, düzenli, hafif bas ve beklediğimden derli toplu. 458 ya da 430’un o yüksek desibeli burada yok. Daha çok egzoz modifiyesi yapılmış bir M3 gibi bu, sadece daha ateşli. Devirin bir anda yükselip isteksizce rölantiye inmesi yüzünüzü güldürüyor. Sanırım bayağı eğleneceğim.

Direksiyon en geride, koltuk en altta, emniyet kemeri en düşük yüksekliğinde olacak şekilde sürüş pozisyonumu ayarlıyorum. Hiçbir sorun yok, sadece ön konsol beklediğimden yüksekte duruyor ya da koltuk fazlasıyla aşağı inmiş durumda. Olsun sorun değil.

Birinci vitese takıyorum ve yavaşça yola çıkıyoruz. Otomobil geçici plakalı olduğu için bugün üzeri kapalı yolculuk yapacağız. V8 sesini biraz daha yakından duymak güzel olabilirdi, neyse.

İkinci vitese geçmek için direksiyonun arkasındaki pedalcığı tıklıyorum. Bu alüminyumdan yapılmış, oldukça güzel bir hisse sahip, ‘klik’ sesiyle vites atan bir pedalcık. Vites geçişleri gayet yumuşak ve kesintisiz.

Bu Ferrari’nin ilk çift kavramalı, 7 ileri oranlı şanzımana sahip olan modeli. California’nın ilkleri bununla da sınırlı değil; ilk önden motorlu V8 Ferrari, ilk direkt enjeksiyon sistemi kullanılan, ilk katlanır metal tavanlı model ve ilk çok noktadan bağlantılı arka süspansiyona sahip Ferrari olması gibi özellikleri var California’nın.

Oldukça önemli bir model İtalyan üretici için çünkü geleneksel sert karakterli modellerden biraz daha farklı, sanki daha çok Mercedes SL müşterilerini çalmak için ayarlanmış gibi.

Biraz gaz verme zamanı geldi, çok bile dayandım gazı diplemeden. Neredeyse 3 dakika oldu trafiğe çıkalı! Gazı dibine kadar yapıştırıyorum. Motor gayet istekli bir şekilde devirleniyor, 7000 d/dak gibi pedalcığı kendime çekiyorum; ‘klik’, üçüncü vitesteyim. Delice bir hızlanma yok, kesintisiz olduğu doğru ama bir Ferrari’den beklediğiniz gibi çılgınca, iplerinden kopmuş gibi değil. Aklı başında, sakin ve işini bilen bir hızlanma bu. Tabii şu anda ‘comfort’ modunda olduğumu da belirtmeliyim.

Zemin biraz bozuk ancak California beklediğimden çok daha yumuşak bir sürüşe sahip. Hatta çok şaşırdığımı söylemeliyim, kendi kullandığım otomobilin Fiesta ST’im bile California’dan çok daha sert.

Gerçekten zemin üzerindeki bozuklukları hemen hemen hiç hissetmiyoruz diyebilirim. Bu otomobil ciddi anlamda konforlu ve uzun mesafeli kullanımlar için çok uygun. Özellikle ‘Comfort’ modundaki tepkiler bir Ferrari’den beklenmeyecek derecede yumuşak.

Peki bu yumuşak karaktere rağmen yol tutuş nasıl? Yumuşak deyince ilk aklınıza pek de iyi tutunmayan bir tutuş karakteri geliyor değil mi? Gelmesin. Çünkü California bu özelliğine rağmen çok stabil bir otomobil. Şöyle ki, hızlı bir şekilde viraja girdiğinizde önden kaymaya başlıyor, bu durumda ayağınızı gazdan çektiğinizde yani ‘lift off’ yaptığınızda ağırlığın ön tarafa doğru yönelip, motorun ağırlığıyla birlikte ön lastiklere büyük bir tutuş kazandırdığını hissediyorsunuz ve önden kayma bu şekilde yok oluyor. Bu karaktere biraz alışmak gerekli çünkü beklediğinizden fazla tutuş oluşuyor ön tarafta, dolayısıyla önden kaymasın diye, ayağınızı gazdan çekmeden önce biraz direksiyonla oynamışsanız, bu defa arkanın çizgisini bozmuş oluyorsunuz ve hafif bir arkadan kaymayla karşılaşıyorsunuz. En iyi performansı almak için sabit direksiyon hareketiyle, önden kaymanın önüne geçmek için ‘lift off’ yapmanız gerek. Viraj içindeki gaz hareketleriyle arkasından çok, ön tarafının kontrolünü sağlayan bir karakteri var.

‘Comfort’ modunda, çekiş kontrol sistemi açıkken bile California sürücüsünün biraz olsun arkadan kaymasına ve keyif almasına izin veriyor. Ama bu hiçbir zaman tehlikeli bir hale gelmiyor. Alıştığınız zaman bu defa isteyerek arkayı kaydırmaya başlıyorsunuz. Arka taraf da oldukça stabil, fazla gaz verdiğinizde bile lastikler çok boşa dönmeden hemen tutuş yakalıyor ve otomobil ileri doğru hızlanmaya başlıyor. Güzel ve uzun driftler için çok uygun California. Direksiyon sisteminin oldukça başarılı, hisli ve lastiklerde olup bitenleri sürücüsüne iletmesi de buna yardımcı oluyor. Ancak zaman zaman direksiyonun fazla hızlı olması nedeniyle otomobilin dengesini istediğinizden çok bozabiliyorsunuz.

‘Sport’ moduna alıyorum direksiyondaki Manettino düğmesini. Bu hem vites atma hızlarını artırıyor, hem de gaz tepkisini daha iyi bir hale getiriyor. Beklediğim gaz tepkisi aslında bu şekilde, çünkü en ufak bir girdiniz bile motorun devirlenmesini sağlıyor. Aynı şekilde ‘Sport’ seçeneğiyle birlikte aktif süspansiyonlar (458 ve 599 modellerindeki Magnaride amortisörler California’da opsiyonel olarak sunuluyor ve test otomobilinde yoktu) daha sert bir hale geliyor ancak sürüş bundan çok da etkilenmiyor, sadece biraz daha az dalma ve yatma hareketi ortaya çıkıyor gövdede. Bu önemli çünkü Comfort’da gövde hareketi beklediğinizden çok ama bu şekilde biraz olsun bunun önüne geçiyorsunuz.

Bana kalırsa California’nın en büyük başarısı zahmetsiz performansı ve kullanım kolaylığı. Bu çok önemli bir kriter Ferrari için çünkü daha önce böylesine bir konsept uygulamamıştı hiçbir otomobilinde. Bununla birlikte tabii o beklediğiniz Ferrari heyecanı biraz olsun baltalanmış oluyor ve FÖ ve FS durumu pek de gerçekleşmiyor. Tabii çift debriyajlı şanzımanın da heyecanın önüne geçtiğini söylemek de yarar var. Efektif olmadığını söylemiyorum sadece bir Ferrari için fazla aklı başında gibi geldi bana; biraz daha patlama, biraz daha gürültü, biraz daha mekanik ses duymak istiyorum.

Frenlerse diğer tüm Ferrari modellerinde olduğu gibi karbon seramik disklerle donatılmış ve bunlar standart olarak geliyor otomobilde. Soğukken açıkçası pek güven verdiklerini söyleyemeyeceğim çünkü pedala sert bastığınızda bile sanki yeteri kadar basınç uygulamıyor gibisiniz, performanslı kullanım için biraz ısınmalarını beklemek gerek.

Burada daha ziyade çok ama çok karakterli ve iyi çözümlenmiş bir Mercedes SL kullanıyor gibisiniz, tabii SL’ler bu kadar iyi bir pakete sahip olsalar inanılmaz olurlardı!

Yazıyı değerlendir

Yorumlar

Facebook