Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü

  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 1
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 2
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 3
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 4
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 5
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 6
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 7
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 8
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 9
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 10
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 11
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 12
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 13
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 14
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 15
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 16
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 17
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 18
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 19
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 20
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 21
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 22
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 23
  • Tesla Model 3 Long Range AWD Test Sürüşü - 24
Teknik Özellikler Detaylı teknik özellikler
Zahmetsiz performans, başarılı yol tutuş, imaj
Kabin kalitesi iyi değil, iç mekanda ergonomi sorunları var
Motor:
346 bg, 2 adet elektrik motoru, 510 Nm, 75 kWh kapasiteli batarya
Performans:
4.4 sn 0-100 km/s hızlanma, 233 km/s maksimum hız
Şanzıman:
1 ileri otomatik, dört tekerlekten çekiş
Ortalama tüketim:
0 lt/100km, 0 gr/km
Boş Ağırlık:
1847 kg
Güç/ağırlık oranı:
Ton başına 187 bg
Boyutlar U/G/Y:
4690 / 1850 / 1440 mm
Değerlendirme:

Daha önce Model S’i kullandığımızda da kabin sevdiğimiz bir noktası değildi otomobilin. Burası da aynı şekilde...

Nedenine gelince. Kapısını açtığınızda gösterişli görünen bir kabin değil burası. Tesla, Model 3’nin kabininde olabildiğince minimalist (ya da fütürist mi demeliyiz?) bir yaklaşımla çözümlere gitmiş. Bu yaklaşım kimisine göre harika olabilir ancak gerek kullanışlılık gerekse görüntü olarak bize çok hitap etmediğini söyleyelim.

Orta konsoldaki ekran, Model S’tekine benziyor ama burada genişliği 15 inç (Model S’te 17 inç). Bu ekran otomobilin tüm kumandalarının kullanılmasını sağlıyor, dolayısıyla kabinde herhangi bir buton veya düğme göremiyorsunuz. Tesla tasarıma konusunu o kadar abartmış ki havalandırma ızgaraları bile üs kısımdaki, kaplamanın arkasında konumlandırılmış ve dikkatli bakmadığınızda göremiyorsunuz. Kabindeki ızgaraların hastası olduğum söylenemez ama bunun gibi basit bir fonksiyonun bile nerede olduğunu düşünmek, buna kafa yormak biraz tuhaf hissettiriyor. Belki de böyle tasarlanmasının nedeni de aslında alışılmışın dışında olmak ve fark yaratabilmektir...

Her neyse, konsolu domine eden ekran fikri artık diğer markalarda da yer alıyor, dolayısıyla buna alışmamız gerekecek. Ancak bunda büyük bir sorun olduğunu düşünüyoruz: Ekran tüm kontrolleri içerdiği için en basit bir ayarı değiştirmek için bile ekranda düğmeye basıp, içerikte ilgili menüye girerek işlem yapmanız gerekiyor. Bu da az önce ızgaralarda yaşadığınız ‘küçük’ sorunu bir kez daha düşünmenize neden oluyor: Küçücük bir şeyi yapmak neden bu kadar zor ki?

Yanlış anlaşılmasın, basitliği seviyorum. Basitlik iyidir ancak bu kullanışlılığın önüne geçerse artık bir sorun olarak görünmeye başlar...

Bu iki ‘alışılmadık’ tasarımdan sonra Model 3 bizleri sorguluyor diye düşünmeye başlıyorsunuz, buna birazdan değineceğim.

Önde, sürücü koltuğunda hacim olarak bir sorun yok ancak yolcu koltuğuna geçtiğinizde o 15 inçlik ekranın 184 cm’lik boyu olan ve bacak boyu, üst vücut boyuna göre daha uzun olan bir kişi için tasarlanmadığını görüyorsunuz. Çünkü sağ koltukta otururken sol dizim sürekli şekilde ekranın köşesine, yavru bir kedinin pantalon paçasına bıyıklarını sürtmesi gibi temas ediyor. Üstelik bu o kadar sevimli bir temas da değil... Burada otururken malzemelere, işçiliği de uzun uzun inceliyorum ve kendini rakip olarak gördüğü modellerin çok ama çok gerisinde kaldığını görüyorum. Ön konsoldaki ahşap kaplama hareket ediyor, hatta alt ve üstündeki krom parçalarla birleştiği noktalar yer yer tam birleşmiyor.

Arkada işler daha da ilginç bir hal alıyor. Tasarım bölümünde tavan çizgisinin dışarıdan oldukça inişli bir yapıda olduğunu söylemiştik, burada oturduğunuzda Tesla’nın aslında çok akıllıca bir çözümü olduğunu görüyorsunuz. Evet tavan alçalıyor ama o bagaj kapağına kadar uzanan cam tavan sayesinde baş mesafesi fena değil. Daha doğrusu cam tavan açılmadığından dolayı açma mekanizması için yer kaybı yaşanmamış, bu da ekstra baş mesafesi anlamına geliyor. Yine de sürüş esnasında arkada otururken (evet sadece kullanmakla kalmadım, tüm koltukları da denedim) başım hafifçe tavana temas ediyor.

Burası üç kişi için ideal omuz mesafesine sahip değil, oldukça sıkışık şekilde yolculuk ederken cam açma butonuna gözüm ilişiyor. Düğmeye basmamla ilginç bir şey oluyor, kapı açılıyor. Sonradan anlıyorum ki o düğme cam değil kapı açma butonuymuş. Bu hatayı sadece ben yapmıyorum, diğer yanda oturan kişi de yapıyor ve böylece gerçek cam açma butonunun alt seviyede konumlandığını anlıyoruz. Neden diye bir kez daha sorarken bu defa bunu sesli dile getirdiğimi fark ediyorum... Üstüne bir de tavandaki ışıklandırmanın konumu (kirişin üzerinde duruyor) görünce kabin ve ergonomi konusunda biraz daha çalışılması gerektiği fikri iyice pekişiyor.

Tuhaf arka koltuk tecrübesinden sonra sıra geldi Model 3’yi kullanmaya...

Yazıyı değerlendir

Yorumlar

Facebook