Fisker Karma EVer

  • Fisker Karma EVer - 1
  • Fisker Karma EVer - 2
  • Fisker Karma EVer - 3
  • Fisker Karma EVer - 4
  • Fisker Karma EVer - 5
  • Fisker Karma EVer - 6
  • Fisker Karma EVer - 7
  • Fisker Karma EVer - 8
  • Fisker Karma EVer - 9
  • Fisker Karma EVer - 10
  • Fisker Karma EVer - 11
  • Fisker Karma EVer - 12
  • Fisker Karma EVer - 13
  • Fisker Karma EVer - 14
  • Fisker Karma EVer - 15
  • Fisker Karma EVer - 16
  • Fisker Karma EVer - 17
  • Fisker Karma EVer - 18
  • Fisker Karma EVer - 19
  • Fisker Karma EVer - 20
  • Fisker Karma EVer - 21
  • Fisker Karma EVer - 22
Teknik Özellikler
Agresif tasarım- Çevreci konsept- Yüksek performans
Menzil kısa- Donanımında eksikler var
190.000 Euro
Motor:
2.0 lt, 4 silindir, turbo, 16v, benzinli motor, 260 bg, 2 adet 204 bg EVer elektrik motoru, 2x650 Nm (1300 Nm tork) 20.1 kWh, lityum iyon bataryalar
Performans:
200 km/s Maksimum hız (sınırlandırılmış), 6.3 sn 0-100 km/s hızlanma
Şanzıman:
1 ileri, arkadan çekiş
Ortalama tüketim:
2.1 lt/100 km, 51 g/km
Boş Ağırlık:
2404 kg
Güç/ağırlık oranı:
Ton başına 170 bg
Boyutlar U/G/Y:
4998/2133/1330 mm
Değerlendirme:

Karma elektrikli bir otomobil, bazı kaynaklarda ve medya mecralarında onun hibrid olduğuyla ilgili bazı ibareler görebilirsiniz ama hibrid kelimesinin anlamı çok farklı. Fisker Karma ‘range extender’ yani ‘menzil artırıcı’ bir sisteme sahip.

O da nedir diye soranlarınız için cevap verelim: Menzil artırıcı sistemlerde içten yanmalı motor mekanik olarak lastiklere bağlı değildir, tek görevi jeneratör gibi, elektrik motorunun ihtiyacı olan elektriği üretmektir. Buradan da anladığınız gibi Karma’da normal şartlarda elektrik motoruyla hareket ediyor, bataryalardaki şarj bittiğinde içten yanmalı motorun devreye girerek jeneratör görevi üstlenmesiyle yolunuza devam ediyorsunuz. Tabii benzinli motorla devam etmek istemiyorsanız bagajdaki kablo ile otomobili şarj edebilirsiniz. Fisker böyle bir durumda aracın 6 saatte tamamen şarj edilebildiğini söylüyor ancak bunu yapabilmek için taktığınız fişin topraklı olması şartı olduğunun altını çizelim. Mesela kapalı bir otoparkta kaldığınızda etraftan bulduğunuz herhangi bir fiş ile Karma’nızı şarj edebileceğinizi zannetmeyin. Bu teknik olarak elektrik sisteminin yararına olabilir ama kullanışlılık olarak Karma’yı çok olumsuz etkilediğini belirtmeliyiz. Onunla geçirdiğimiz üç günlük süre içinde yaşadığımız en büyük sıkıntı buydu, bataryalarını şarj edecek yer bulmakta çok zorlandık.

Sistem çalışma prensibi olarak Opel Ampera- Chevrolet Volt ile tamamen aynı ve bu anlamda saf elektrikli ve hibridlerden ayrılıyor. Karma’nın içten yanmalı motoru GM bazlı, 2.0 lt’lik, turbo beslemeli, 260 bg güç üreten direkt enjeksiyonlu bir ünite. Oldukça güzel bir ses çıkartıyor, özellikle Sport modunda kabine çok güzel turbo ıslıkları geliyor ve bu kullanım keyfini artıran bir detay.

Elektrik motorlarıysa, arkadaki iki lastikte de birer tane olacak şekilde yerleştirilmiş. Motorların tanesi 204 bg ve 650 Nm tork üretiyor, bu da toplamda 406 bg güç ve 1300 Nm gibi ‘dünya dışı’ bir tork değerine sahip olduğunuz anlamına geliyor. Bu güç arka lastiklere tek oranlı şanzıman aracılığıyla aktarılıyor.

Elektrik motorlarından dolayı torkun sürekli sabit bir şekilde üretilmesi Karma’nın sürüşünün ve performansının tamamen kesintisiz olmasını sağlıyor. Bu eğlenceli ve Karma’yı esnek kılan bir özellik.

Otomobilde iki sürüş bulunuyor: Sport ve Stealth. Sport modda 0-100 km/s hızlanma 5.9 sn’yken, sadece elektrik motorunun çalıştığı Stealth moddaysa bu değer 8 saniyeden biraz daha kısa sürüyor. Bu sürüş modlarını direksiyonun arkasında yer alan kulakçıklarla seçiyorsunuz. Soldakina bastığınızda Sport ve Stealth, sağdakine bastığınızdaysa yokuş aşağı inerken bataryayı daha çok şarj eden ‘Hill’ modu devreye giriyor.

Gelelim Karma’nın en karışık teknik özelliği olan yakıt tüketimine. Aracın resmi tüketim değerlerine ulaşmak biraz zor, nitekim basın kitinde bile ne kadar tükettiği bilgisine ulaşılamıyor ancak biraz araştırma ile Fisker’in Avrupa’da TÜV testlerinde elde ettiği değerlere ulaşabiliyorsunuz: 2.1 lt/100 km Karma’nın ortalama yakıt tüketim değeri olarak belirtiliyor. Ancak, tam da burada konuyu biraz aydınlatmamız gerekecek. Çünkü bu tip elektrikli otomobillerin yakıt tüketim değerleri standart otomobiller gibi ele alınmıyor, 100 km’lik mesafenin bir kısmını elektrikle geçtikleri için hesap karışıyor. Bu karışıklığın önüne geçmek için ABD’de ölçüm yapan EPA (Environmental Protection Agency) elektrikli otomobiller için özel bir ölçüm kriteri getirdi ve buna MPGe (miles per gallon equivalent) adını verdi. Türkçe’ye yakıt tüketim eşdeğeri olarak çevrilebilir. Buna göre EPA harcanan elektriğin benzin olarak karşılığını buldu: 33.7 kWh elektrik 1 galon (3.78 litre) benzin tüketimine eşit. Dolayısıyla bu hesaplama yapılırken 100 km’de harcanan elektrik enerjisi, bu sabit değer ile benzine çeviriliyor ve bu değerlere ulaşılabiliyor. Evet, oldukça karışık ama sonuç olarak elimizde bir değer var ve bizim için önemli olan da bu.

Stealth modda sadece elektrik motorlarındaki güçle hareket ediyorsunuz ve bataryanız tam doluysa menziliniz 80 km. Bundan sonra şarjınız bittiğinde benzin motoru devreye giriyor ve elektrik üretmeye başlıyor, böylece toplam menziliniz 483 km’ye çıkmış oluyor. Sistem aslında efektif, tek sıkıntısı şarj edilmesi daha önce de söylediğimiz gibi...

Gelelim, sürüş karakterine. Karma oldukça sessiz ve konforlu bir sürüşe sahip, bu anlamda şaşırtıyor. Çünkü üzerinde 22 inçlik jantlar bulunuyor. Yol gürültüsü çok iyi izole edilmiş, motor sesi belli bir seviyeye kadar duyuluyor. Hızınız arttığında A sütunlarından biraz rüzgâr sesi duyuluyor ama hepsi bu. Ses demişken edindiğimiz çok ilginç bir deneyimi sizlere aktarmak istiyorum: Karma’nın elektrikli motorları ses çıkartmadığı için Fisker, otomobilin hem önüne hem de arkasına hoparlörler yerleştirerek yayaların güvenliği için yapay bir ses üretmiş. Bizler de uzay gemisi gibi ilginç olan bu sesin hangi notadan çıktığını merak ettik ve bunu test ettik. Sonuç olarak Karma’nın hoparlörlerinden ‘FA’ notasının geldiğini keşfettik. Yani Karma’yı bir ‘tuner’ olarak da kullanabilirsiniz gerektiğinde.

Ön tarafta motor kaputunun şişik yapısı, dikiz aynalarından görünen kalçalarının çıkıntılı çizgileri iri bir Amerikan otomobili kullandığınızı hatırlatıyor. Bu aslında keyif veren bir detay ama biraz alışmak gerekiyor, zira Karma yol üzerinde konumlandırması zor bir otomobil, hayli geniş ve uzun. Buna rağmen dönüş çapı oldukça başarılı: Küçük, direksiyonu az turlu şehir otomobillerinin dönemediği yerlerden Karma dönebiliyor ve bu iyi bir şey.

Direksiyon tepkileri oldukça iyi ve ağırlığı iyi ayarlanmış. Girdilerinizin otomobil üzerindeki etkisini anında hissediyorsunuz ve ağırlığı stabil- ne çok hafif ne çok ağır. Bu, alçak olan sürüş pozisyonuyla birleştiğinde ortaya keyifli bir kullanım sunuyor. Bir BMW 7 Serisi gibi alışkanlık yapan türden değil belki ama kesinlikle farklı ve akılda kalıcı.

Süspansiyonların sertliği de iyi ayarlanmış. Bozuk zeminlerden çok etkilenmiyor ve oldukça istikrarlı bir şekilde tutunuyor. Önden kaymaya iyi direnen Karma’nın bu özelliği önde- ortada konumlandırılmış motoru sayesinde dikkat çekiyor. Yüksek olan torka rağmen sabit gaz ya da hafif gaz açarak döndüğünüz virajlarda arka taraf kolay kolay izinden kopmuyor, Karma ile arkadan kaymak için özellikle buna konsantre olmalısınız. Ancak bunu yapmadan önce böylesine büyük ve ağır bir otomobille bunu yapmak istemediğinizi hissediyor, tedirgin oluyorsunuz. Arkadan kaydığında ağırlığın (2400 kg) aracı alıp yolun dışına taşıyacağını düşünebilirsiniz ama böyle olmuyor. Karma direksiyon tepkilerine iyi cevap vererek, çok da burulmadan kendini toparlıyor. Sadece seri ve hızlı virajlarda ağırlığı hissediyorsunuz, Karma bu gibi durumlarda ilk birkaç virajı istekli bir şekilde dönerken, sonrakilerde biraz hantallaşıyor, tepki vermekte gecikebiliyor.

Bozuk zeminlerde amortisörlerin darbe emişinin gayet iyi olduğunu gözlemliyoruz. Uzun aks aralığından dolayı ön aksın girdiği çukurlar arka aksı etkilemiyor, otomobil keyifli bir salınımla bu gibi sorunları sönümlüyor.

Genel olarak 5 metrelik, 2.4 tonluk bir otomobilden beklemediğiniz şekilde çevik, iyi yol tutan ve konforlu sürüşüyle bizlerden iyi notlar alıyor.

Yağmurlu havalarda ön cam, dik ve sürücüye alıştığımızdan daha yakın olması nedeniyle biraz buğulanma sorunu yaratıyor, elbette bunun önüne geçebiliyorsunuz ama biraz uğraştırıyor ve can sıkıcı bir kusur olarak notlarımızdaki yerini alıyor. bir diğer aklıda kalan detay sileceklerin çok kısa olması. Camın en üst bölümünü tam olarak temizlemiyorlar ve görüşü olumsuz etkiliyorlar. Bu eski VW Beetle’ları anımsatıyor, eğer kullandıysanız ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız. Bu nedenden dolayı yağışlı havalarda – zaten sorunlu olan görüç açıları- daha da problematik bir hale geliyor. Karma’yı bu gibi havalarda dikkatli kullanmalı, özellikle dönüşlere ekstra konsantre olmalısınız.

Karlı ve yağmurlu havalarda kabin içini ısıtmak sorun olmuyor çünkü içten yanmalı motorun ısınmasını beklemek zorunda kalmıyorsunuz, elektrik motoru sayesinde anında sıcak havayla buluşuyorsunuz.

Her neyse, bu otomobili çok da yağışlı havalarda kullanmayacağınızı göz önünde bulundurursak, Fisker’ın bağımsız olarak ilk denemesi olduğunu düşündüğünüzde muhteşem bir iş çıkarttığını söyleyebiliriz.

Yazıyı değerlendir

Yorumlar



Facebook