Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege

  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 1
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 2
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 3
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 4
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 5
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 6
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 7
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 8
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 9
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 10
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 11
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 12
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 13
  • Renault Fluence 1.5 dCi EDC Privilege - 14
Teknik Özellikler Detaylı teknik özellikler
Ekonomik motor- Konforlu sürüş- Geniş kabin- Sarsıntısız şanzıman
Performans- İmaj- Heyecan verici olmayan sürüş
-
Motor:
1461 cc, 4 silindir, turbodizel, 8v, 110 [email protected] d/dak, 240 [email protected] d/dak
Performans:
185 km/s maksimum hız, 11.9 sn 0-100 km/s
Şanzıman:
6 ileri EDC, önden çekiş
Ortalama tüketim:
4.4 lt/100 km, 114 g/km
Boş Ağırlık:
1389 kg
Güç/ağırlık oranı:
Ton başına 79 bg
Boyutlar U/G/Y:
4620/1809/1479 mm
Değerlendirme:

Fluence’ın yerini aldığı modele göre en büyük atılımı yaptığı nokta, sürüş özellikleri oluyor, ki Türkiye’de üretilip 80 ülkeye satılan bir otomobilde bunu görmek bizleri keyiflendirdi.

Özellikle hayli ekonomik dizel motoru (orlalamamız 5.3 lt/100 km’ydi) ve çift kavramalı şanzımanıyla oldukça tutumlu ve olgun sürüş özellikleri dikkat çekiyor. Fluence şasi olarak Megane III altyapısını ve Nissan arka süspansiyonu (Sentra modelinden) kullanıyor. Hayli başarılı bulduğumuz bu kombinasyon özellikle konfor konusunda çok iddialı.

Renault’nun geçtiğimiz yıl tanıtımını yaptığı çift kavramalı şanzıman seçeneği EDC (Efficient Dual Clutch) 1.5 dCi motor seçeneğiyle birlikte alınabiliyor. 6 ileri oranlı bu şanzıman, aslında Fransız üretici için biraz gecikmiş bir adım olarak görünüyor, zira Avrupa’lı üreticiler (özellikle VW) yıllardır bu tip vites kutuları üzerinde çalışıyor. Geçişleri VW’nin DSG’si kadar hızlı değil ama yeteri kadar pürüzsüz olduğunu söyleyebiliriz, bu özellik Fluence’ın huzurlu sürüşünü destekliyor.

110 bg’lik, 1.5 litrelik dizel çok güçlü olmasa da 240 Nm’lik torku gövdeyi rahatlıkla kaldırıyor, daha fazlasını beklemiyorsunuz bile. Üstelik bu motorun şanzımanla uyumu da oldukça başarılı. EDC şanzımanla birlikte dCi motor 110 bg güç alternatifiyle sunuluyor, normalde ise güç 105 bg.

Motor kapağını açtığınızda karşınıza çıkan eco2 ibaresinin anlamı bu motorun emisyon değerinin 140 g/km’nin altında olduğu, ISO 14001 sertifikalı bir fabrikada üretildiği ve parçalarının yüzde 95’inin geri dönüştürülebilir olması. Bir ilginç nokta otomobilde kullanılan plastiklerin yüzde 7’sinin geri dönüşümden elde edilmiş olması.

Kabindeki ses yalıtımı o kadar iyi ki, ne motor sesi ne de lastik sesi kabine neredeyse hiç sızmıyor. Aynı şekilde herhangi bir mekanik sesi (amortisör sesi gibi) de duyamıyorsunuz kabinde. Böyle olunca konfor özellikleri çok üst düzey bir hal alıyor; bunu muhteşem çalışan süspansiyonla birleştirdiğinizde Fluence’ın sürüşü neredeyse Mercedes C180 kalitesine erişiyor desem yalan olmaz. Evet, yanlış okumadınız Avrupa’lı birçok üretici bana kalırsa Fluence gibi çok sayıda üretilen ve satan bir otomobilin nasıl böyle sessiz ve huzurlu olduğunu araştırmalı.

Ancak keyifli mi diye sorarsanız, pek de değil cevabını vermem gerek. Bunun nedeni tabii yukarıda yazdığım unsurları öne çıkartmak olmalı. Bu amaçla süspansiyon ayarı, şanzıman oranları gibi detaylar hep konfor odaklı ele alınmış. Virajlarda gövde çok burulmasa da gövdenin yattığını, lastiklerin tutuş kaybettiğini hissediyorsunuz ama çok başarılı süspansiyon bu açıkları da kapatıyor ve Fluence’ın izini bozmasına izin vermiyor. Mesela bir Megane coupe’deki gibi yüksek bir mekanik tutuşa burada rastlamıyoruz ama rastlamamıza gerek var mı orası tartışılır. Kanımca Fluence’ın bu karakteri sınıfı için daha önemli ve birçok rakibini bu konuda alt edecektir.

Direksiyon da Fluence’ın çok öne çıktığı konulardan biri değil. Elektrikli sistemin ağırlığı başka markaların modellerinde gördüğümüz gibi sürekli değişmiyor ama hassas değil. Bazı hareketlerine tepki vermekte gecikiyor, hızlı girilen virajlarda biraz daha tepki ve geri dönüş hissi bekliyorsunuz.

Uzun lafın kısası, Fluence keyifli sürüşe sahip olmasa da huzurlu ve sakin sürüşüyle sürücüsüne keyif verdirmesini biliyor. Bu da oldukça önemli bir kriter olarak Fluence’ın hanesine artı olarak yazılıyor.

Yazıyı değerlendir

Yorumlar



Facebook